15 Kasım 2008 Cumartesi

Bolero


Tığla ördüğüm boleroyu önce kendim için başlamıştım küçük olunca sökemedimde çünkü tiftik ipten örüyordum sökmek pek mümkün olmuyor malesef. Bende devam ettim elbet hediye edecek birini bulurum diye. Şimdi kısmetlisini bekliyor. Tanıdığım ufaklıkları bir gözden geçirmem lazım :)

14 Kasım 2008 Cuma

Geyiğimiz




Dün akşam ne yaptırsam diye düşünürken geyiği seçmeye karar verdim. Bugün önce çocuklarla ellerinin ve ayaklarının kalıplarını çkarttık. Ayak kalıpları için kraft kağıdı, eller içinde siyah fon kartonu kullandım. Daha sonra çocuklar çıkardıkları kalıpları kestiler. Kestikleri kalıpları karşılaştırarak kimin eli, ayağı daha büyük ya da daha küçük gibi sorular sorarak gözlem yapmalarını ve gözlem sonuçların tahmin etmelerini sağladım.Önce ayağımızı sonrada ellerimizi yapıştırdık gözlerini ve burnunuda ekledikten sonra harika geyiklerimiz sınıfımıza ayrı bir hava kattı :)








13 Kasım 2008 Perşembe

Hava Grafiği

Sınıfım için hazırladığım hava grafiğim.Üniversitedeyken staja gittiğim bir sınıftan almıtm örneğini. Çocuklar hergün dışarıya bakıyor ve hava nasılsa oku o yöne çeviriyor :) Bu sevimli grafik sayesinde gözlem yapıyor ve gözlem sonucunu ifade edebiliyorlar.

Eldiven kitap



Eldiven şeklinde hazırlanmış hikaye kitabı


Kırmızı balık gölde kıvrıla kvrıla yüzüyor :)

Bu hikayeyi üniversitedeyken hazırlamıştım. Çocuklar kitaptan okunan hikayeler yerine farklı teknikler kullanılarak anlatılan hikayelerden daha çok zevk alıyorlar. Bakalım siz nasıl bulacaksınız.. Resimlerdeki deniz canlılarının hepsi yerinden çıkabiliyor arkasını uhu patafixle yapıştrdım. Ayrıca deniz atı çift taraflı kullanılabiliyor. Çünkü hikayeyi okuyuncada anlayacaksınız küçük balığımız deniz atıyla saklambaç oynuyor ve deniz atı arkasını dönüyor. Pek tarif edemedim galiba :( İnşallah anlaşılır olmuştur.

Buda hikayenin metni :

mavi suların derinliklerinde yaşayan sevimli ve küçük bir balık vardı.bu balığın ismi mercandı.
mercanın günleri çok eğlenceli geçiyordu.çünkü hergün denizin farklı mekanlarını keşfediyordu.bundan oldukça zevk alıyordu.
zaman ilerledikçe denizde keşfetmediği yer kalmadığı için mercanın canı çok sıkılmaya başlamıştı.çünkü artık deniz onun ilgisini çekmiyordu ve denizin dışarısındaki dünyayı merak ediyordu.
can sıkıntısı geçer düşüncesiyle, oynayabileceği birilerini aramaya koyuldu.tam o sırada arkadaşı deniz atı ile karşılaştı.
mercan:
-deniz atı canım çok sıkılıyor.denizin dışarısında neler var görmek istiyorum,sen bana anlatabilir misin?
deniz atı:
-mercan, ben hiç denizin dışarısını görmedim, sana anlatamam. fakat istersen seninle saklambaç oynayabilirim.
mercan:
-tamam oynayalım (mızmız bir şekilde)
(oynamaya başlarlar, deniz atı ebe olur.mercan kayanın arkasına saklanır.fakat sıkılarak oyundan ayrılır.)
denizde ilerlerken ahtapotu görür.
-ahtapot amca benm canım çok sıkılıyor.denizin dışarısında neler var çok merak ediyorum, bana anlatır mısın? dedi.
ahtapot:
-denizin dışarısındaki hayat hiç bize göre değil.çünkü bizim evimiz deniz.ama istersen seni kollarımda döndürebilirim.
(mercan ahtapotla bir süre oynadıktan sonra canı sıkılır ve oradan ayrılır)
denizde ilerlerken deniz kızına rastlar.
mercan:
-deniz kızı sen denizin dışarısını gördün değil mi, bana anlatabilir misin, neler var?
deniz kızı:
-ağaçlar, bulutlar,insanlar, gökyüzü ve çeşitli varlıklar var. ama senin orada yaşaman mümkün değilki neden bu kadar merak ediyorsun
mercan üzüntülü bir şekilde -teşekkürler deniz kızı. der ve oradan ayrılır.
daha sonra bilge köpek balığının yanına gelir.
mercan:
-bilge köpek balığı benm canım sıkılıyor, denizin dışarısına çıkmak ve oralarda neler var görmek istiyorum der.
bilge köpek balığı:
-bak mercan merak etmen güzel fakat senin denizin dışarısında yaşaman mümkün değil.çünkü biz balıklar sadece suyun içerisinde yaşayabiliriz, susuz kalmamız hayatımnızın sonu olabilir
mercan:
-teşekkürler bilge köpek balığı ama ben yinede denizin dışarısını görmek ve orada yaşamak isterdim.
mercan bilge köpek balığı ile konuştuktan sonra oradan ayrılır. denizde ilerlerken bir balıkçının ağına takılr. gökyüzünü bulutları görür fakat susuz kaldığı için ağda çırpınmaya başlar,bir süre sonra tekrar denize düşer. balıklar için denizden başka yaşamak için ideal bir yer olmadığını anlar ve neşe ile deniz içerisinde yüzmeye devam eder.


Elimizden gelenler :)




















































Yarınki planımda çocuklara kendi el kalıplarını kullanarak bir faaliyet yaptırmam gerekiyor. Bilgisayarımdaki etkinlik arşivimi taradım ve karşıma bunlar çıktı bunları nerden kaydettiğimi hatırlamıyorum malesef ama fikir açısndan güzel şeyler var. Yarın için hangisini seçsem acaba..

11 Kasım 2008 Salı

Anne - Baba Arasndaki Fark

ANNE BABA ARASINDAKİ FARK (Tebessüm)
Anne dışarıda alış-verişteydi.İki buçuk yaşındaki bebeğe babası göz kulak oluyordu.Aslında bu pek de zor bir şey değildi. Yavrucak halının üzerinde 'çayseti' oyuncağıyla oynarken baba da koltuğunda gazetesini okuyor, arasıra da bebeğinin kendisine -çay seti oyuncağının minik plastik fincanlarıyla-ikram ettiği suları çay niyetine içerek oyuna iştirak ediyordu.Derken anne eve geldi. Baba anneye sus işareti yapıp, bebeği izlemesiniistedi. Bu çok şirin hareketini annenin de görmesini istiyordu.Anne, bebeğin elinde çay fincanıyla salondan çıkıp, biraz sonra içi sudolu olarak babasına getirmesini ve babanın da onu çaymış gibi içmesiniseyretti.Sonra gayet sakin bir tavırla elindekilerle mutfağa geçerken eşine seslendi:'Uzanabildiği tek su kaynağının klozet olduğunu biliyorsun, değil mi?'


Sonuç-1: Anneler evlatlarını çok sever ve onlara dair her şeyi bilir.
Sonuç-2: Babalar da evlatlarını çok sever fakat ona dair bir çok şeyi bilmez. :))